Yaşlandığını göremez kişi

Yaşlandığını göremez kişi, aynaya baksa da
Kırışıklıklar yok olur, kişi gözlük taksa da
Sevişenler hep birlikte yaşlanınca baksalar da
Görülmez gevşeyen pörsük meyvaları sarksalar da

***

Yaşlılık ve gençlik dayanışması

Sen henüz gelirken ben gidiyordum
Senin gittiğin yoldan ben dönüyorum...

Ben gençliğin ne olduğunu biliyorum
Gençlerle birlikte genç kalmayı da...
Ama sen yaşlanmanın ne olduğunu bilmiyorsun
Gel oğlum (kızım) birlikte çözelim sorunları

***


Gençlerle yaşlıların tezatları (farkları)


Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse
Gençler görebilse, yaşlılar çekinmese

***
Gençler iteklerken, yaşlılar gemler

***
Gençler çekinmeden uzun hendekten atlarken
Yaşlılar küçücük su birikintisinin etrafından dolanır

***

Gençte yoktur sertleşememe sorunu
Ama çoktur gebeliği engelliyememe sorunu
Yaşlıda yoktur gebelik sorunu
Ama çoktur orgazm ve sertlik sorunu
Velhasıl sorunlar bitmez tükenmez
Yaşadıkça türleri değişir


***


Emeklilik

Kırk yıl olmuş dönüşümden
Elli yıl Koleji bitirip gidişimden,
Meslekî eğitimimin en önemli yılları...
Dönüş noktalarından ne kadar uzaktayım
Geriye baktığımda
Ancak emeklilikte anlamaktayım!

Farkında olmadan
Gençlerle mesafe giderek artıyordu
Önce ağabeyleri idim asistanlarımın
Sonra hocaları, Teoman beyleri
Ama yoğun temas sürüyordu.
Üniversiteden emekliliğin önemli bir yanı
Gençlerle karşılıklı fikir etkileşiminden uzaklaşmak...

Sokakta pazarda sırasıyla
"Abi", "Amca-Dayı", derken "baba" oldum
Henüz dede dememeleri kibarlıklarından olsa gerek
Ya da henüz yaşımı tam kestiremediklerinden

Boşver bunları, yap felsefeni
Kur ona göre yeni dengeleri:
Örneğin dostlara vakit yoktu,
Şimdi var, onlara bak
Meslekdışı okumaya, gezmeye
Yoktu vakit, şimdi var, kıymetini bil
Meslek dışı yazmaya, düşünmeye
Yoktu vakit, şimdi var, varken oyna
Araya başka şeyler, serzenişler koyma
Yukardakilerden gayri
Serbestsin bir kuş gibi
Gezersin kentini, ülkeni, başka diyarları
Gözlerini kaparsın, gezersin zaman tünelinde
Eski nice yerleri, güzellikleri
Hayatını, sevdiklerini, arkadaşları ile ülkeleri
Takdir et ürünlerinin faizlerini
Gözle torunlarının izlerini
İşte bunları bil ve takdir et belleğindekileri
Ve değerlendir henüz varken elindekileri.

****


Osman Sezener'e
(75'inde bilgisayar alıp kurslara yazılınca)


Yarın öleceksen bile öğren gene öğret
Yüz yıl kalacaksan gene öğren gene öğret

(mef'ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün)

*****
Bil ki bu dünyada tek değer geçer
Bilenler ve erenler bunu seçer
İçi tümden kof olanlar boş olsun
Onların da ışıkları loş olsun

*****

Anılar

Kitap yaprakları arasında sallanır
Anılar, kurumuş yapraklar, güller gibi.
Çevirdikçe sayfaları ileri geri
Hatırlarsın güzel çiçekleri gülleri
Anarsın aynı tazelikle o günleri
Yaşarsın yeniden gündüzleri tünleri
Acılardan arındırılmış o günleri

*****

Ne dün ne yarın; sadece bugün

Ne dün, ne yarın; ne sukut, ne umut
Ancak günün getirdikleri güzellikleri takdir etmenin verdiği haz vardı.
Dün ve yarın ile olan bağımlılıktan uzak, günü yaşamak
Bunları paylaşmak, olanla yetinmek, fazlasını aramamak

***

Sonu beklerken (öğütler)

Zaman az kalınca
Tadımlıkların zevki başka oluyor
Her şey değerini tam buluyor
Demişler o nedenle: varken oyna
Bunlara engel koyma

Yürüyebiliyorsan yürü ormanda, yollarda
Yapraklarda, yağmurda, karda
Hem yürü, hem gözle hem hisset

Yüzebiliyorsan bir balık gibi ol
Sen suyu okşa, ki o da seni okşasın

Yiyebiliyorsan yediklerinin tadına var
Dilin, damağın,burnun beklentiyle hazır olsun

İşitebiliyorsan dinle sesleri, ezgileri
Titretsin içindeki hassas telleri
Rüzgârda yaprakların hışırtısını
Dalgaların sahildeki kıpırtısını
Yağmurun yere vuran şıpırtısını
Lapa lapa kar yağışının sessizliğini
Tipideki uğultunun inleyişini.....

Koklayabiliyorsan râyihâların zevkine var:
Bir çiçeğin, ızgaranın, çamların, temiz havanın

Görebiliyorsan renklerin manzaraların zevkine var
Doğanın sunduğu desenin, renk cümbüşünün
Şafak ve gurupta ve ara zamanlarda

Gözleyebiliyorsan kabalıkların inceliklerin farkına var
Kaçırma kuralları teyid eden gözlemleri ve istisnaları

Hissedebiliyorsan dokunma duyusunun tadına var
Avucunla sık, okşa, parmaklarınla oyna

Sevebiliyorsan sarıl, öp, okşa bunun tadına var
Sakın ha koyma araya yasaklar ve tabular

Tüm duygularını eşgüdümle yönet, yönelt, bunları yürüğinden duy
Duyduklarını, duyabildiklerini takdir et, çok düşünme arkadaş
Ve de yoldaşınla paylaş

***
(Biografimi yazarken)
Hayat ırmağını yeniden akıtmak

Akmış olan hayat ırmağını
Anıların zerreleri ile yakalamak
Ve yeniden akıtmak
Gibi bir şey hayatı bir daha yaşamak
-----


Son Görev

Akıyor yaşamım başından tüm gücüyle
İçimden engelleyemediğim bir püskürüyle
İfşa ederek bütün ayrıntılarıyla
Tamamlamak istiyor evreleri sırasıyla
Tümü bekliyor kağıda dökülmeyi
Sanki bir son vazifeymiş gibi
Yetiştirememek korkusuyla, zaman niyaz ediyorum
Beni kırmaz bahşedersin bunu, biliyorum
Ki son görev tamamlansın diliyorum

***


Yaşamımın Neresindeyim?


Babamın ölümündekinden 5 yıl yaşlıyım
Anneminkinden 19 yıl gencim
Acaba yaşamımın neresindeyim?
Çoğu gitmiş azı kalmış, bunun bilincindeyim
Ancak, göremem aynaya baksam, yüzümün yavaşça yaşlandığını
Farkedemem imajımı, iyi göremediğimden yakını
İç ben'ime baksam çok genc'im
Libido'ma baksam tükenmez bir üretec'im
Gözlerimi kapatsam, sonsuz bilgi ve hatırayla mücehhezim
İleri geri oynatırım istediğim filmi
Bir gün gelir elektrik kesilir
Akü bir daha dolmayacasına boşalır
Yaşam hafızası silinir
Filmin sonu belli, tarihini ise yaratan bilir.

***