Yollar ve yolsuzluk


"Yollar yürümekle aşınmaz"
Diyordu Süleyman
Bir de ayaklara sorsan
Dili yok ama belirtileri çok:
Şişkinlik, ağrı, ter

Kışın soğukta donar büzülürler

Ya da lastiklere sor
Dili olsa ne der:
Yazın sıcaktan yapışır asfalta viyaklar
Kışın ise kayar bu tür ayaklar

Hele bir de yolsuzluğu protesto amacıyla
İstanbuldan Ankaraya yürüyen kişiye sorsan
Çektiği ızdırap ve sıkıntıları...
Bir o bilir biraz da yandaşları

Önemli olan yol değil, yola değenlerdir
Mugalata ile uyutulan halkı soyan, yeğenlerdir
-----
Yol yoksulluğu varken yolsuzluk az'dı
Yollar yapıldı yolsuzluk azdı

-----
"Yol aşınmaz, yolsuzluk aşılır"
Gibi lâfa kanana şaşılır
"Yol aşınmazsa, yolsuzluk aşılmaz"
Yeğen hapse taşınmazsa
Yolsuzluk aşılmaz
Taşınmazları geri vermezse
Yolsuzluk aşılmaz
*
Ancak unutma, boşuna dememişler şunları:
"Minareyi çalan kılıfını hazırlar"
"Atı alan Üsküdarı geçti"
"İçerden biz, dışardan siz
Yıkamadık şu devleti"
"Geçmişe mazi pişmişe kuzi"
Hiç olmazsa önle bundan sonrakini
Atasözünü değiştirmeli:
'Devlet malı deniz, yemeyen domuz' olmasın
Devlet malı deniz, yemeyen temiz' olsun
-----

Karşındakini Tanı

İki zümre var değişik yetişen:
Sömürenler ve verenler
İstismar edenler ve edilenler.
Kalsalar çevrelerinde, birbirinle kesişmeseler
Yetmez, yüksek duvarlar bile örseler.
Gerçekçi olmayan bu durum zaten çözüm değil
Yetiştirmemeli mi acep insanları iyilikle
Yoksa ekmeli mi kötülük tohumları?
Hayır, hayır, hayır
Çalışarak, savunmayı öğretmeli kötülükle.

****
Zenginler zenginleştikçe
Fakirler fakirleştikçe
Cehalet ve açlıkla
Mücadele edilmedikçe
Daha nice Bin Ladin destekçisi yetişir
Yoktur başka seçeneği.
Oysa Bin Ladin'i yetiştirenler
Terörü hortumla besleyenler
Ateşe körükle gidenler
Silah satıp zengin dönenler
Sömürdükçe acımasızlaşan zenginler
Hayatı, sefaleti bu uğurda hiçe sayanlar
Öyle bir düzen kurarlar ki
En narin sivrisinek bile onları sokmasın
Zenginlikleri aman azalmasın
Sinek ve mikroptan kırılanlara
Katılmalı, pahalı ilâç satanlara
Kışkırtıcıları sokmalı taraflara
Sevinmeli sokulan nifaklara
Uyuşturucu alıp silâh satmalı
Zenginliğe zenginlik katmalı.
Cahil kalsın; teknoloji öğrenmesin
Ancak hurdalarını alsın
Başlarında kuklaları kalsın

Öğrenip hızlı ilerleyenleri
Rakip olabilecekleri
Zayıflatıp atmalı
Bok çukuruna, ağzına kadar
Ki aman dilesin,
Başka ihsan istemesin
Boka tam batması önlensin
Aman ha, sakın ölmesin
Müşteri pazarı küçülmesin

Ne diyorduk: sömürenler ve sömürülenler
Ah pardon sürç ü-lisan: İyiler ve kötüler.
Nasıl böldüler hemen dünyayı:
-karşı olanlar: kötüler
-kendileri: iyiler!
Ve savaşıyor kahramanca kötülere karşı iyiler!
(Bunu yutanı da yutmayanı da
Ürküterek sindirdiler güç gösterileriyle)
----

Bak öğren kimmiş iyiler:
Nifak sokup ulusları bölenler
Silâh satıp insanları öldürtenler
Cahili, fakiri kandırıp elindekileri alanlar
Onları cehalete ve sefalete bırakanlar
Kitlelerin ölümüne seyirci kalanlar
Hattâ bu yolda zenginleştikçe zevk alanlar
Bunlar, iyiler tarafında savaşanlar!!


Peki öyleyse kimdir kötüler:
Sefil ve çaresiz kalan cahiller
Birbirini öldürmeyi öğrettiğin, desteklediğin
Silâhlandırdığın çaresizler,
Sömürüldüğünü anlayıp intiharı göze almaktan başka çaresi kalmayanlar.

İşte gör kardeşim neymiş iyilik, neymiş kötülük
Sadece kendine uyan uyduruk gerekçeler!

Ortada kalan değişmez gerçek şudur:
Büyük balık, küçük balığı yer
Başka yoktur gerçek değer:
Sömürür semizlenirsin
Ya da sömürülür, erir temizlenirsin
Bunun adı yırtıcı kapitalizm, liberalizm
Şimdi ise dev şirketleri büyüten globalizm.

İşte gördün mü kardeşim neymiş iyilik, neymiş kötülük
Ve yine savaşıyor kahramanca kötülere karşı iyiler!
Ne kolay değil mi? Güçlüleri birleştirip ezersin zayıfları karınca gibi....
Ancak küçümsememeli çalışkan ve örgütlü karıncayı
Çalışır, örgütlenirsin onlar gibi, sıcak yaz günlerinde
İlerlersin, çekmezsin sıkıntı kışın ayaz günlerinde
Örgütlersin bütün zayıfları, birleştirirsin bir ülkü uğruna.
Öğretirsen eğer vererek almayı, damladan göl yapmayı
Çözebilirsin sorunları.
Cehaletle savaş, kuşakları eğit,
Öğret birliğin gücünü, ve de
Bencilliği bırakıp paylaşmayı,
Elde edilenin, bir halkası olmayı

----

Sor o iyilere neredeydiler
Kıbrısta azınlığa düşürülen Türkler yok edilirken
1963-74'lü terör yıllarında?
Nerdeydi o iyiler
Yetmişli yıllarda nifak sokulmuş olan beşbin gencimiz katledilirken
Nerdeydi o iyiler
'80 ve '90'larda otuz bin vatandaşımız öldürülürken
Medenî sayılan o aynı zenginleşmiş ülkeler
Değilmiydiler, her ölümü destekleyenler
Bizler yüzlerce milyar dolar kaybedip fakirleşirken
"İnsan hakları", "Demokrasi" sözcükleri ile arkadan kıs kıs gülenler
Sonra yüksek faizle borç verenler.
----
Karşındaki kimdir tanı
Kişisel kazançtır onun yanı
Sömürendir kanındaki son damlanı
Deme "Beni sokmayan yılan bin yaşa"
Sıra sonra gelir senin başa

***